RÜZGAR ENERJİSİ SEMPOZYUMU 05.04.2001

Prof.Dr.Semra ÜLKÜ

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü

 

Enerjinin yalnızca toplumların temel yaşam gereksinimlerinin karşılanmasında değil, uluslar arası politikalara yön verilmesinde de etkili bir güç olduğu savı, her geçen gün biraz daha kuvvetlenmektedir. Nüfus, tüketim ve sanayileşmedeki hızlı artış paralelinde enerjiye olan talep hızla artmakta, enerji üretim ve tüketimi arasındaki fark açılmaktadır. Fosil yakıt rezervlerinin yakın gelecekte tükeneceği gerçeği ve enerji maliyeti, yaşamın olmazsa olmaz şartı konumunda olan enerji üretim ve tüketiminde çok ciddi yaptırımları ve araştırmaları zorunlu kılmaktadır. Bu da enerji tasarrufuna, mevcut kaynakların verimli kullanımına, enerjinin geri kazanılmasına ve Jeotermal enerji, rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına ne ölçüde önem vermemiz gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Günümüzde maliyet unsuruna dayalı fosil yakıt-yenilenebilir enerji kaynakları arasındaki tercihin gelecekte yenilenebilir kaynaklar yönünde ağırlık kazanacağı kaçınılmaz bir gerçektir.

Kalkınmanın ancak ciddi ekolojik dengeye dayandığı takdirde gerçek anlamda sürdürülebilir olacağı unutulmayarak, sürdürülebilir kalkınmaya yönelik strateji ve politikaların hazırlanması ve süratle uygulamaya konulması kaçınılmaz olmuştur.

Ancak yeni temiz teknolojiler büyük bir hızda gelişirken, eski ve çevre dostu olmayan teknolojilerin artan bir hızla gelişmekte olan ülkelere kaymakta oluşu göz ardı edilemeyecek, önlenmesi gereken bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ise teknoloji seçiminde dikkatli olunması ve yetişmiş insan gücü gereksiniminin önemini gündeme getirmektedir. Kalkınmanın ön koşulu nitelikli insan gücünün varlığıdır.

Dışarıdan know-how satın almanın:

Tüm bunlara karşın:

Bilinci ile hareket etmek ve bunun ön koşulu olarak;

hepimize, akademisyen, sanayici, işadamı ve meslek odaları olarak çok fazla görev düşmektedir. 2000’li yıllarda teknolojik yarışta varlığını gösteren, bilime, araştırmaya gerçek önemini veren kurumlar, ülkeler ayakta kalarak başarılı olabilecektir. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü olarak kampüs alanımızın doğasının lütfu Jeotermal ve rüzgar enerjisi potansiyelinin en etkin değerlendirilmesi yönünde başlattığımız araştırma çalışmalarına gerekli desteği bularak, bu alanlarda yalnız ülkemizde değil, dünyada sayılı araştırma merkezleri arasında yer alacağımıza inanıyoruz.