ANA SAYFAHAKKIMIZDALABORATUVARKADROÖĞRENCİLERPROJELERDERSLERTEZLERİLETİŞİMBASINDA BİZ

ENGLISH

 

 

 

 
   
Tez Başlığı

Bergama Serapis Tapınağı'nda Kullanılan Roma Dönemi Tuğla ve Harçların Özellikleri

Hazırlayan Özlem ASLAN ÖZKAYA
Tez Danışmanı Doç.Dr. Hasan BÖKE
Ortak Tez Danışmanı Doç.Dr. Başak İPEKOĞLU

Özet

Roma döneminde Bergama’da inşa edilmiş olan Serapis Tapınağı (Kızıl Avlu) günümüze kadar ulaşmış önemli dünya kültür varlıklarındandır. Tapınağın korunarak gelecek kuşaklara aktarılması ancak, yapıyı oluşturan malzemelerin bozulmasına yol açan kaynakların kontrol altına alınması ve özgün malzemelerin özelliklerinin bilinerek, koruma çalışmalarında bunlarla uyumlu çalışacak malzemelerin kullanılması ile mümkün olabilir.

Bu çalışmada, Serapis Tapınağı’nın inşasında ve sonraki dönem eklerinde kullanılan tuğlaların, harçların ve sıvaların özellikleri o dönemlerin malzeme teknolojisini belirleme amacına yönelik olarak incelenmiştir.

Bu kapsamda, toplanan tuğla, harç ve sıvaların; temel fiziksel ve mekanik özellikleri, ham madde kompozisyonları, puzolanik aktiviteleri, mineralojik, kimyasal ve hidrolik özellikleri laboratuvar analizleri ile belirlenmiştir.

Yapıda kullanılan tuğlaların; düşük yoğunluklara ve gözenekli bir yapıya sahip oldukları,üretimlerinde ham madde olarak, düşük miktarlarda kalsiyum içeren kil kullanıldığı ve pişirilme sıcaklıklarının 900°C’yi geçmediği tespit edilmiştir.

Roma ve Bizans dönemi harç ve sıvaları yüksek basınç dayanımlarına sahip, düşük yopunlukta ve gözenekli malzemelerdir. Buna karşılık, 1940’lı yıllardaki onarımlarda kullanılan harçlar mekanik özelliklerini tamamen yitirmiştir.

Roma ve Bizans dönemi harçları hidrolik özelliğe sahiptir. Harçlarda, aynı mineralojik ve kimyasal özelliklere sahip doğal puzolanik agregalar kullanılmıştır. Bizans harçlarında, doğal puzolanların yanı sıra, puzolanik tuğla kırıkları da kullanılmıştır. Bizans dönemi harçlarında, neden puzolanik tuğla kırıkları, doğal puzolanlarla birlikte kullanıldığı açıklanmamasına rağmen, bu kullanım, Bizans harçlarının Roma harçlarından ayırt edilmesini sağlamaktadır.

1940’lı yıllarda yapılan restorasyon çalışmalarında kullanılan harçlar, kireç ve çimento kullanılarak üretilmiştir. Çimento kullanımı nedeniyle bu harçlar mekanik özelliklerini yitirmişlerdir.

Bu çalışmanın sonucu, onarım malzemelerinin özgün malzemelerle uyumlu ve özgün malzemeye zarar vermeyecek özellikteki malzemelerden seçilmesi gerektiğini göstermiştir.

Abstract

Serapis Temple, which was constructed in the Roman Period and reached our present time, is one of the most important monuments of the world heritage. We must hand over this monument to next generations. This requires the identification of the characteristics of original construction materials and their deterioration problems for preventive measures.

In this study, characteristics of bricks, mortars and plasters used in the Serapis Temple have been determined in order to have the necessary information of the characteristics of the intervention materials, which will be used in the conservation works of the temple. For this purpose, Roman, Byzantine and intervention bricks, mortars and plasters were collected for the laboratory analysis.

Several analyses were carried out to understand their basic physical properties, microstructural features, and mineralogical and chemical compositions.

Experimental results of the study indicated that Roman and intervention bricks are low dense and high porous. Raw materials used in their manufacturing were calcium poor clays and their firing temperatures did not exceed 900°C.

Roman and Byzantine mortars and plasters are stiff, compact, low dense and porous materials. They have high compressive strength values. But, intervention mortars are not stiff and compact and they have very low compressive strength.

The mortars used during the late restoration works (1940) were manufactured by using lime and cement. Due to the use of cement, they contain a high amount of soluble salts compared to the Roman and Byzantine ones.

The results of this study indicated that intervention materials should be compatible with the original materials and they will not give any damage to the original ones. This requires knowing about both the composition and physical properties of original materials as well as the problems of deterioration.

Bitiş Yılı 2005
 

iyte web sayfası   fakülte web sayfası    uluslararası ilişkiler ofisi
© 2006 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Mimari Restorasyon Bölümü, Gülbahçe Urla 35430 İzmir-TÜRKİYE
Tel +90 232 750 70 19 Faks +90 232 750 70 12