ANA SAYFAHAKKIMIZDALABORATUVARKADROÖĞRENCİLERPROJELERDERSLERTEZLERİLETİŞİMBASINDA BİZ

ENGLISH

 

 

 

 
   
Tez Başlığı Seferihisar-Urla Bölgesindeki Osmanlı Dönemi Hamamlarının Yapım Teknikleri ve Malzemeleri
Hazırlayan Kader REYHAN
Tez Danışmanı Doç.Dr. Başak İPEKOĞLU
Ortak Tez Danışmanı -

Özet

Geçmişte, bireysel yapılarda olduğu kadar kamuya ait yapıların işlev ve ölçekleriyle, sanatsal ve mimari özelliklerinin, içinde yer aldıkları fiziksel ve sosyal çevre koşullarınca belirlendiği iyi bilinmektedir. Tarihi yapılarda, sanatsal özelliklere ek olarak, ölçek, plan kurgusu, kitle ve cephe düzenleri ile mekan kalitesi gibi mimari özelliklerde sağlanan başarı, önemli ölçüde uygun malzeme ve yapım tekniklerinin seçimine bağlıdır. Bu durum, çalışma konusu olan Osmanlı Dönemi hamam yapıları için de geçerlidir.

Bu amaçla, mimari özelliklerini, uygulanan yapım tekniklerini ve yapı malzemesi kullanımını, ve bunlara ilave olarak aydınlatma, kullanım suyu, atık su ve ısıtma sistemlerine ait tesisatı saptamak üzere İzmir yakınlarında Seferihisar ve Urla’da yer alan Osmanlı dönemine ait birkaç hamam yapısı seçilmiştir. Mütevazi ölçeklerine karşın bu yapılar, Osmanlı hamam mimarisinin genel çizgilerini ve dönemin yaşam biçimini net biçimde yansıtmaktadırlar. Aynı zamanda, bölgeye has yapım teknikleri ve malzeme kullanımı konusunda da bilgi sunmaktadırlar, ancak uzun yıllar kullanım dışı kalmaları ve ihmal nedeni ile tarihi kimliklerini kazandıran tipik özelliklerini yitirmek üzeredirler. Kitabeleri olmamakla birlikte, mimari özellikler, yapım teknikleri ve malzeme kullanımı dikkate alındığında çalışılan hamamların yapım tarihleri 15. ve 16. yüzyıllar olarak tahmin edilmektedir.

Çalışma, bu yapıları korumaya yönelik sağlıklı müdahaleler için temel oluşturmak üzere, yapıların kendisinde gerçekleştirilen arazi çalışmalarıyla özgün malzemeler ve yapım tekniklerine ait özelliklerin belgelenmesi ve toplanan bu bilgilerin mimari kurgu ile birlikte değerlendirilmesi üzerine yoğunlaşmıştır. Arazi çalışmaları, yapıların klasik yöntemlerle kısmi ölçümleri, bir AutoCAD software programı kullanılarak grafiklere dönüştürülmek üzere mimari ve teknik önemi olan detaylara ait serbest-el çizimler ile bunların fotografik belgelenmesinden oluşmaktadır.

Çevrede zengin kaynaklarının oluşu nedeni ile kireç taşı, taşıyıcı yapı malzemesi olarak çalışılan hamamların bütün duvarlarında ana yapı malzemesi durumundadır. Tuğla ise taşıyıcı malzeme bağlamında kullanım bakımından ikincil duruma düşmekle birlikte gerek kendi gerekse taşla birlikte çeşitli almaşık örgü teknikleriyle tüm hamamların pekçok bölümlerinde bolca kullanılmıştır. Bazı örneklerde, kapı ve pencere açıklık kenarlarında, dışta duvar köşelerinde ve kasnaklarda devşirme kesme taş görülür. Kireç harcı ise strüktür sisteminde bağlayıcı malzeme olarak taş ve tuğla örgüleri arasında yerini almıştır. Diğer bir strüktürel yapı malzemesi olarak ahşap, yatayda tüm yapıyı çepeçevre dolaşarak üst yapıdan aldığı yükleri homojen biçimde alt kısımlara ve dolayısıyla temellere aktarmak üzere kullanılmıştır.

Çalışılan hamamların tamamında duvar dış yüzleri sıvasızdır. Su ya da su buharına maruz olmayan soyunmalık gibi mekanlarda kireç sıva kullanılırken, ılıklık ve sıcaklık gibi doğrudan su ile temas halinde olan mekanlarda ise yalıtım amaçlı olduğu kadar süs malzemesi olarak da horasan harcı kullanılmıştır. Horasan harcı yağmur sularına karşı yalıtım malzemesi olarak kubbe ve tonoz dış yüzlerinde de kullanılmıştır.

Tarihi yapılarda sıhhi tesisat bağlantı elemanı olan pişmiş kilden yapılan künk ya da pöhrenk büzleri incelenen hamamlarda da yoğun olarak gözlenmiştir. Isıtma sistemine ait düşey büzler duman atılmasını sağlamak, yatay olanlar ise sıcak veya soğuk su dağılımını sağlamak üzere kullanılmıştır. Kubbe ve tonozlarda ise benzer künkler ışık alımını sağlamaktadır.

Tezin ilk bölümü amaç ve sorunun tanımı ile, sözel tasfir, özel deyimler ve yararlanılan kaynakların kısa açıklamalarından oluşan çalışma yönteminin tanıtımından oluşmaktadır. Çalışılan hamam yapıları ile bunların yer aldığı Seferihisar-Urla bölgesinin tarihi geçmişine yönelik bilgiler ikinci bölümde yer almaktadır. Yapım teknikleri ve malzeme kullanımı bağlamında her bir hamam yapısı için ayrı ayrı yapılan analizler üçüncü bölümde, çalışma süresince elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi ise dördüncü bölümde sunulmuştur. Son bölüm ise elde edilen sonuçların genel bir özetini vermektedir.

Abstract

It is a well known fact that, in the past, together with the function and size, stylistic and architectural features of public as well as individual buildings were mostly determined by the conditions of physical and social environments where they took place. In historic buildings, in addition to stylistic ones, the achievements in the architectural features, such as scale, plan layout, mass and façade orders and spatial quality largely depend on the choice of suitable materials and construction techniques. This is also available for public baths belonging to the Ottoman Period, which is the subject of the study.

For this purpose, some baths located in Seferihisar and Urla nearby surroundings of İzmir, from Ottoman Period were selected to determine their architectural layouts, characteristics of construction techniques and building materials, in addition to installations belonging to lighting, water supply, waste water disposal and heating systems. Despite their modest scales, they evidently reflect the general outlines of Ottoman bath architecture and the way of life of the period. In addition, they also offer information on the traditional construction techniques and material use identical to the region, but, being out of use today and negligence for years, these buildings are about loosing their characteristic values rendered them historic identity. Despite the absence of their inscription panels, the baths investigated were dated back to the 15th and 16th centuries with reference to their architectural features, material use and construction techniques.

To be based on sound interventions for their preservation, the study has been concentrated on the documentation of the information about original building materials and construction techniques through field surveys implemented in the buildings themselves, and the evaluation of the collected information in the light of their architectural layout. Field surveys are consisted of architectural measurements carried out with conventional techniques, and the documentation through photographs and freehand sketches for details of architectural and technical importance to be converted into graphics using a version of AutoCAD software program.

Owing to the rich local sources around, limestone was the prominent type of load bearing building material in all the walls of the baths studied. Brick, in this respect, although found to be of secondary importance was also abundantly used both structurally and decoratively in many parts of all baths either alone or together with stone in varying combinations of alternating bond techniques. Reused stones were also found to be used on the sides of the door and window openings, and at the corner of the walls and drums on the exterior. Within this structural layout lime mortar took its own part as bonding agent between stone and brick bounds. Timber beams at certain levels were used in the baths as another structural material surrounding the building horizontally to transmit the vertical loads of the upper parts evenly to the lower parts and to the foundations eventually.

The exterior faces of the walls of the baths had no plaster. However, interior faces of some spaces, such as ‘soyunmalık’ where there was no danger of water or water vapor attack the lime plaster was applied to the wall surfaces. Other spaces, such as ‘ılıklık’ and ‘sıcaklık’ in a direct contact with water and vapor ‘horasan’ plaster was widely applied for protective as well as decorative purpose. It was also applied at the exterior faces of the domes and vaults for the purpose of insulation against rain wash.

Being important installation means, terracotta pipes were notably used in the baths. The vertical pipes belonging to heating system served as flue pipes and the horizontal ones for water supply. Another type of terracotta pipes took place in the vaults and domes oculi for lighting purpose.

The first section of the thesis is devoted to the aim and definition of the problem, and methodology of the study which is composed of descriptions, terminology and literary sources utilized. The second section covers the introduction of historical background of Seferihisar-Urla region and the examined baths where they were located. In the third section, the baths were separately analyzed in detail with respect to the construction techniques and material use. The overall evaluation of the results obtained throughout the study is given in the fourth section. The last section includes the concluding remarks.

Bitiş Yılı 2004
 

iyte web sayfası   fakülte web sayfası    uluslararası ilişkiler ofisi
© 2006 İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Mimari Restorasyon Bölümü, Gülbahçe Urla 35430 İzmir-TÜRKİYE
Tel +90 232 750 70 19 Faks +90 232 750 70 12