home | iyte main site | faculty web site |




 

 01. about us

           general information

           vision

 02. program

           B.Arch | MSc | PhD

 03. research

           research areas

           thesis topics

           projects

 04. people

           academic staff

           administrative staff

 05. events

            events | seminars

 

 06. portfolio

           prizes

     07. Türkçe

 

MİMARLIK ÖĞRENCİLERİ SÖYLEMLERİNDEN KESİTLER:

Başarısız dönemlerde öğrenciler tarafından sıkça dile getirilen tipik sözler (bu sözlerin sahipleri genellikle ders veya dönem tekrarı yapmak durumunda kaldılar):

  • Bugün tasarım stüdyosunda gösterecek bir şeyim yok, iki gündür uğraşıyorum bir şey çıkmadı, bu nedenle sınıfa gelmeyeceğim...

  • Bir şeyler yaptım ama göstersem kesin laf işitirim, boşver ben de girmeyeceğim bugün...

  • Hiç bir şey çıkmadı dün gece, bugün stüdyoda boş boş oturmak istemiyorum... (kantinde boş oturmak daha heyecanlı!)

  • Geçen sefer gösterdiğimi hocalar çok eleştirdi, hatta falanca hoca parçaladı, moralim bozuldu, bu hafta kilitlendim... (böyle giderse arkadaşımız hayatı boyunca daha çok kilitlenir...!)

  • Aklıma harika fikirler geliyor, hocam çizemedim ama size anlatayım...

  • Müthiş tasarımlarım var, sadece dün gece vaktim olmadığı için çizemedim, hocam şöyle tarif edeyim, hani falanca mimarın filanca projesindeki binanın kütlesi var ya...

  • Maket yapmaya ne gerek var, projeyi çözemiyorum...(maketin tasarım için çok güzel bir alet olduğunu fark edememiş bir arkadaşımız)

  • Matematik dersinin bizimle ne alakası var? Niye alıyoruz? (sanki bölüme matematik puanıyla girmemiş gibi!)

  • Tasarım dışındaki dersleri ipleme kesin başarıya ulaşırsın...! (kendisi Mimar Sinan ya çok iyi biliyor, sanki Sinan hiç mühendislik, teknik bilmiyordu!)

  • Yapı dersi de çok sıkıcı, neden öğretiyorlar ki...! (kendini heykeltıraş sanan arkadaşımızın bir yorumu, mezun olunca heykeltıraşlık yapacak!)

  • Falanca derse girmeyelim, sınav öncesi notları alır son gece çalışırız...

  • Sabaha kadar çalıştım, uyanamamışım dersi kaçırdım! (hayat da seni kaçırıyor haberin yok! Sabaha kadar çalıştıysan niye uyanamadın!)

  • Tasarımımı bir hoca beğendi, öbürü beğenmedi, nasıl oluyor? (tasarımın öznel bir yanı olduğunu hala anlayamamış arkadaşımızın yorumu, eleştirilmekten rahatsız oluyorsan başka bölüm şeçseydin!)

  • Hoca benim düşüncelerimi anlamadı (hoca müneccim ya sen çizmeden anlayacak!)

  • Hoca maketimi parçaladı...(Mimarlık okullarında işin doğası gereği Mies’in tasarımları bile eleştirilir, maketleri potansiyel çözümler için parçalanabilir, bunu anlayamadan mimarlık okumak boşuna...)

  • Mies’mi o da kim?

  • Boşver yapı ödevini bugün de vermeyiver, bak ben iki haftadır geç veriyorum...

  • Kütüphaneye gidip ne yapacaksın?!

  • Mimarlık dergilerine mi bakacaksın! Neden?

  • Neufert mi! O ne?

  • Sözlüğe ne gerek var, hazırlıkta yeterince kullanmadın mı?

  • Şu diziyi de seyredeyim, sonra dersime başlarım!

  • Statik dersine ne gerek var? Biz inşaat mühendisi miyiz?

  • Bu hafta okulun ilk haftası ne dersi? Ne kütüphanesi? Ne araştırması? Bırak bu işleri öğleden sonra fen kantininde buluşuyoruz...

  • Lisede deli gibi çalıştık, burada biraz rahat edelim...

  • Tam tasarımı bitirdim, bilgisayar çöktü...(her dönem en sık duyulan bahanelerden, bilgisayarla çalışıyorsanız geç kalmadan yedeklemeyi öğrenin!)

  • Kapı ölçüsü mü?! Bilmiyorum! (ölçü bilmeden mimarlık okuyabileceğini sanan arkadaşımız, ölçü bilmene gerek yok, notaları bilsen yeter!)

  • Buranın boyutumu!...hmmmmm...bir dakika biliyordum...kaç yapmıştım yaaaa...

  • Kolon şey pardon kiriş...

  • Kiremitle tuğla arasında fark var mı?!

  • Çevre düzenimi? Otopark mı? Onlar çözülür...(Hala bunların mimarlıkla ilgisini kuramamış öğrenci!)

  • Vaziyet planım yok, ama hemen anlatayım, ana yol şurada...(tasarımı çevre duyarlılığı ile yaptığını savunan öğrenci!)

  • Başka alternatif mi?! Hayır yok tabi ki, baştan beri aynı tasarım...

  • Vaziyet planı için bir kaç alternatif geliştirmeye gerek var mı?! (gerek yok, ilk geliştirdiğin en ideal olanı, diğerleri olamaz zaten (sanki denedi de)! Tasarımın alternatifler geliştirmek ve bunları irdeleyerek en iyiye doğru gitmek olduğunu kavrayamamış, tek çözümcü arkadaşımız...)

  • Bu akşam okulda/yurtlarda kalıp çalışıcaz (saat 17:05) hadi bölüme izin için dilekçe yazalım (oldu, bölüm sizin dilekçenin gelmesini bekliyor, bölüm başkanının işi yok, odasında elinde kalem, sekreter aşağıda hazır, bunlar hemen yazınca dekan da bu yazı için  bekliyor, izin yurtlara veya güvenliğe 17:15 de gider!)

  • Ama hocam biz bu akşam için izin almak istedik saat 15:00 da geldik geç kaldınız dediler...!(binalarda/yurtlarda kalmak ve diğer yazışma gerektiren resmi işlemler için en az 2 iş gününe ihtiyaç olduğundan haberdar olmayan arkadaşlarımız)

  • Bunlar meslek dersi değil salla gitsin ...(okulunu uzatmak için bahane arayan arkadaşlarımız, gelecek sene program ona göre yapılacak ya, bu sayede üstten alacağı derslerle meslek dersi olmayan kaldığı ders çakışmayacak!)

  • Hocayla konuşmaktan çekiniyorum...

  • Sorsam acaba ayıp mı olur...

  • %33 eğimle 33O arasında ne fark var ki?!

  • Engelli girişine gerek var mı?!

  • Mimar dediğin spor yapmaz, tütün en yakın dostudur...!

  • Serbest el çizimimi niye geliştireyim ki, teknoloji harikası laptop varken...

  • Mimarlık öğrencisi düzenli çalışmaz...(düzensizliğine bahane arayan arkadaşımız)

  • Mimarlık öğrencisinin masası ve kafası dağınık olur...

  • Maketimi kardeşime yaptırıcam, abim de çizimlere yardım edecek...

  • Yarın teslim için son gün, sabahtan çıktıları almaya gideriz...(çıktı almayı kolay sanan, son dakika yığılan talepleri görünce aklı başına gelecek arkadaşımız)

  • Yapı dersinde kapı, pencere çizersin başka bir şey yok...

  • Hocalar çok eleştirdi, moralim bozuldu, diğer arkadaşların kritiğini dinlemeden çıktım  (tasarım problemlerine çözümün aynı stüdyo içinde bir başka fikir ve/veya bakış açısıyla çıkabileceğini bilmeyen ve kritik sonrası hemen stüdyoyu terk eden demoralize ve her şeyi bilen arkadaşımız!, kantinde sızlanarak çözüm bulacak!)

  • Güneş dünyaya yaklaşınca yaz, uzaklaşınca kış olur!... (mevsimlerin bile nasıl oluştuğundan habersiz arkadaşımız, iklime duyarlı yapı tasarlayacak...)

  • Türkiye de herhalde 100000 mimar vardır...

  • Mimarlar Odasında kütüphane mi varmış?!

  • Mimarlar Odası nerde?

  • Niye tarih okuyoruz anlamıyorum?!

  • Jüri öncesi neyi, nasıl anlatacağımın planını yapmaya gerek var mı?!

  • Hocanın istediği ödevi internetten indirdim!, okumaya gerek yok hemen baskı alıp verelim...

  • Ben kimseden görüş almadan da tasarımımı geliştiririm, bak bu yüzden 5 haftadır sınıfa gidiyorum ama hocaya bir şey göstermedim...

  • Mimarlık bölümü 4 yılda bitmez, en az 5 yıl sürer!...(yine çok bilen arkadaşımız, bu kafayla devam ederse 6,7 yılı da görebilir!)

Mimarlık bölümünden başarıyla mezun olmak için ipuçları (ipuçlarını vermek bizden asılıp gerçekleri bulmak sizden):

  • Mimarlık eğitimi ağırdır, bu nedenle disiplinli, sürekli ve yoğun bir çaba ve çalışma ister. İlk sene üniversite sınavına çalıştığınızdan daha fazla çalışacaksınız.

  • Mimarlık tasarım eğitimi eleştiri üzerine kurgulanmıştır, çalışmalarınız yapılan jürilerde eleştirilir, eleştiriler kişiliğinize değil, tasarımınızadır.

  • Eleştirileri kişisel algılarsanız hayat zorlaşır.

  • Kritiklerin amacı tasarımınızın/çalışmanızın geliştirilmesidir.  Bu nedenle kritiği dinlerken not alarak, yapıcı noktaları belirleyerek dinlemek verimli olur.

  • Çalışmanızın en olumsuz yanı biraz çalışılarak en olumlu yanına dönüşebilir, bu da tasarım sürecinin önemli bir özelliğidir.  Tabi ki bu kendi kendine olmaz, ancak konsantre olmuş disiplinli bir çalışma sonucu olur.

  • Güzel şeyler kolay elde edilmez çalışmanız ve düşünmeniz gerekir (saatlerce ve günlerce!).

  • Tasarım sürekli alternatiflerin değerlendirilmesi sürecidir, tasarımlarınız alternatifli ve çok yönlü düşünülmüş olmalı.

  • El becerileriniz geliştirmek için her fırsatta serbest el çizim, maket gibi çalışmalar yapın, kısa sürede gelişeceksiniz.

  • Mesleki kitap ve dergileri sürekli takip etmeli ve okumalısınız, bu artık sizin mesleğinizin gereği.

  • En iyisi bu iş için kütüphane de her hafta belli bir süre geçirmek.

  • Sadece mesleki değil diğer kitap ve dergilerden dünyayı takip etmeli, en az bir günlük gazete, haftalık veya aylık kültür, tarih, bilim yayınlarını takip etmelisiniz

  • Bütün bunlar için vakit bulamıyorum demek, düzensiz olduğunuz anlamına gelir, kendinize çekidüzen verin.

  • Tasarım sürecinde moraliniz bozulabilir, doğaldır, bir süre uzaklaşıp geri dönmektir önemli olan.

  • Çalışırken yanınızda mutlaka sözlükleriniz olsun, başarısızlığın en büyük nedenlerinden biri Türkçe veya İngilizce anlaşıldığı sanılan fakat anlaşılmayan kelimeler (örneğin çalışmak, incelemek, araştırmak vb. kelimelerin anlamını gerçekten biliyor musunuz, Türkçe ve İngilizce sözlüklere bakın!)

  • Yapacağınız çalışmalar öncesinde biraz vakit ayırarak masa temizliği, çevre düzeni ve  planlama yapın, kendinizle övünün ve çalışmaya bu işi ben yaparsam böyle yaparım diye başlayın (bu çok önemli, eğer yaptığınız işi övünerek yapmazsanız sonuç pek iyi olmayabilir, boşa kürek çekersiniz –Atatürk neden ‘övün, çalış, güven’ demiş, çalışmaktan önce ‘övün’ kelimesi rasgele mi konmuş?-)  

MİMARLIK ÖĞRENCİ TİPLEMELERİ

Mimarlık eğitiminde karşımıza çıkabilecek bazı öğrenci tipleri :

  • Mükemmeliyetçi öğrenci: yaptığı işin mükemmel olmasını ister, bazen bu nedenle kilitlenir ve bir şey yapamaz.  İşini çok ciddiye alır, yoğun emek harcar, bir pire için yorganı yakacak tiplerdir.

  • Yardımsever öğrenci: arkadaşlarına ve hocalarına yardım etmeye bayılır, dersleri keyifle dinler, bazen çevresine yardım etmekten kendine yardım edemez hale gelebilir.

  • Üreten öğrenci: sürekli üretir, daha iyi üretmek için ne yapması gerektiğini araştırır, ödevlerini zamanında ve tam verir.  Projeleri sıkışmadan tamamlar.  Teorik yanını da geliştirmeye vakit bulabilirse üretiminin niteliği gelişir.

  • Sanatçı ruhlu öğrenci:  ince zevklerin, detayların, estetiğin insanıdır, üretimden önce kendinin mutlu olmasını ister, bu yüzden bazen zamanında üretemez.

  • Araştırmacı öğrenci:  herşeyi bilmek ister devamlı okur ve araştırır, bu yüzden üretim yapmaya vakti kalmayabilir, vakit bulsa da bildiklerinin yoğunluğu yüzünden devamlı irdeleme isteğiyle üretimi yavaş kalabilir.

  • Sadık öğrenci: dönemin başında 2-3 saat harcayarak yaptığı çalışmaya sonuna kadar sadık kalan, bütün bir dönem hatta bir sonraki dönemde aynı çizgiyi takip eden, değişmeyen öğrenci tipidir.

  • Heyecanlı öğrenci:  her duyduğu ve öğrendiğine heyecanlanır, kişisel zevkleri gelişmiştir, yemekten ve keyifli atmosferden hoşlanır.  Hemen üretime geçmek ister, sık karar değiştirdiği için bir türlü parlak fikirler arasından birisini alıp sonuca götürmekte zorlanır, üretime başlama zenginliği varken, bitirme de sorunlar vardır.

  • Lider öğrenci: çevresindekileri üretimi için hemen organize edebilir, fikirlerinin güçlü savunucusudurlar, yakınları ve arkadaşlar üretim için çalışırken, o da yön göstermeye çalışır.  

  • Rahat öğrenci: çalışma ortamını zevkli ve rahat tutar, üretimden önemli olarak üretim yapılan atmosferin rahatlığı önemlidir, keyif alarak çalışırlar, arkadaşları yardım etmek ve fikir vermekten zevk alırlar.

Not: üretim kelimesinin anlamı dersler için üretilen ödevlerin ve çalışmaların hepsini içerir (matematik, tarih, yapı, tasarım, vb.)

ETKİLİ TEKNİKLER:

  • Tasarım sürecinde tıkandıysanız en kolay yol projeyi bırakmak, en zor yol ise bir süre uzaklaştıktan sonra tekrar tasarım probleminin başına oturmaktır.  Bu aşamada :

    • Çözümsüzlük varsa temelinde fark edemediğiniz bir saplantınızın olabileceğini düşünmeye,

    • Farklı lensler ile probleme bakmaya,

    • Problemi farklı açılardan tanımlamaya,

    • Takıldığınız, saplandığınız noktayı bir an için yok sayıp çözüm geliştirmeye,

    • Hocalarınıza ve arkadaşlarınıza problemi anlatmaya ve onların yorumlarını dinlemeye

    •  Problemi maketle, şematik çizimle, sembolik nesnelerle tekrar ve tekrar düşünmeye,

    • yatağınızın baş ucunda kağıt ve kalem bulundurmanız ve gerekirse sabah aklınıza gelecek çözümleri hemen yazmaya ve çizmeye, çalışmak yararlı olabilir.

  • Tasarım ve yapı derslerinde öğrenme üçgeninin ayakları çalışmak, tasarlamak ve çizmek olarak özetlenebilir.  Bu ayaklardan birisi eksik olursa öğrenme eksik kalır.

  • Başarıya ulaşmanın temelinde sizin niyetiniz yatar, dönemi her hafta gideceğiniz konser ve partileri planlamakla geçirirseniz okulunuzda uzun yılları garantilersiniz!

  • İYTE Mimarlık Bölümü geleceğin mimarlarını ve lider girişimcilerini yetiştirmek amacındadır.

  • Mezuniyetinizden sonra kendi işinizin sahibi olmak amacıyla çalışın.

  • Yüzbinlerce kişi içinden seçilerek bu bölüme girmeniz omuzlarınıza gelecekte girişimcilik, iş alanı yaratma ve liderlik sorumluluklarını yüklemekte.

  • Tasarım projenizi hazırlarken, final jürisi öncesindeki son haftanın çizimlerinizin tamamlanması için ayrılacağını bu nedenle final jürisinden iki hafta önce tasarım sürecinin ana hatlarıyla tamamlanmış olması gerektiğini unutmayın.